Investing.com – ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ve Japonya Maliye Bakanı Katsunobu Kato, Kanada’nın Banff kentinde düzenlenen G7 maliye bakanları toplantısı kapsamında gerçekleştirdikleri ikili görüşmede, USD/JPY paritesinin mevcut seviyesinin ekonomik temellere uygun olduğunu belirtti. ABD Hazine Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, iki ülke, döviz kurlarının serbest piyasa koşulları tarafından belirlenmesi gerektiği konusunda ortak görüş bildirdi.
Bu görüşme, ABD Başkanı Donald Trump’ın geçmişte Japonya’yı kendi üreticilerine avantaj sağlamak amacıyla yene müdahale etmekle suçlamasının ardından dikkatle takip edildi. Trump’ın ABD’nin büyük dış ticaret açığını hedef alarak Japonya’ya doğrudan ekonomik baskı uygulama ihtimali, Tokyo’nun döviz kuru konusunda adım atacağı yönünde beklentilere yol açmıştı. Ancak iki ülke bakanının serbest piyasa vurgusu, bu tür müdahalelere mesafe koyduklarını gösterdi.
Kato: Döviz kur seviyeleri masaya gelmedi
Yapılan basın toplantısında konuyla ilgili soruları yanıtlayan Japonya Maliye Bakanı Katsunobu Kato, döviz kuru seviyelerinin doğrudan görüşüldüğünü söylemenin doğru olmayacağını belirtti. Kato, yalnızca döviz kurlarının piyasa koşullarına göre belirlenmesi gerektiği yönünde mutabakata vardıklarını ifade etti.
Nisan ayında gerçekleştirilen bir önceki toplantıya atıf yapan Kato, o dönemde de döviz kuru seviyelerinin gündeme gelmediğini hatırlattı. Japon yetkili, ABD ile yapılan görüşmelerin piyasa işleyişi temelinde yürütüldüğünü ve mevcut seviyelerin ekonomik gerçekliklerle uyumlu olduğunu yineledi.
ABD tahvili konusu gündeme gelmedi
Görüşmenin bir diğer boyutunda, Japonya’nın ABD Hazine tahvili varlıklarına dair herhangi bir istişare yapılmadığı açıklandı. Katsunobu Kato, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ile yaptığı görüşmede bu konunun gündeme gelmediğini belirtti. Japonya, uzun süredir ABD Hazine tahvillerinin en büyük yabancı alıcıları arasında yer alıyor.
Bu durum, özellikle küresel faiz oranlarının dalgalandığı ve merkez bankalarının bilanço küçültme sürecine girdikleri bir dönemde, piyasalarda dikkatle izleniyor. Ancak yetkililerin açıklamalarına göre, bu görüşme yalnızca döviz kuru ve piyasa işleyişine dair genel prensipler üzerinden şekillendi.
BOJ’den temkinli tahvil alım yaklaşımı
Japonya Merkez Bankası (BOJ) Yönetim Kurulu Üyesi Asahi Noguchi, mevcut ekonomik ortamda tahvil alım programında büyük çaplı değişiklik ihtiyaçları görmediğini ifade etti. Noguchi, yalnızca “ciddi piyasa aksaklıkları” durumunda tahvil alımlarının artırılması gerektiğini, normal şartlarda ise ölçülü bir yaklaşımın sürdürüleceğini vurguladı.
BOJ’in bilanço küçültmeye dönük mevcut planı Mart 2026’ya kadar devam edecek. Yönetim Kurulu’nun önümüzdeki ayki toplantısında bu plan gözden geçirilecek ve Nisan 2026 sonrası döneme ilişkin yeni strateji oluşturulacak. Noguchi, uzun vadeli perspektifin önemine dikkat çekerken, mevcut durumda büyük bir politika değişikliğinin gereksiz olduğunu ifade etti.
Faiz artışlarında adım adım ilerleme vurgusu
BOJ yönetiminde güvercin kanat içinde değerlendirilen Noguchi, faiz artışlarına ilişkin olarak da temkinli bir yaklaşım benimsediklerini söyledi. Enflasyonun sürdürülebilir ücret artışlarıyla %2 hedefine oturmasının merkez bankası açısından önemli gösterge olacağını belirtti. Noguchi’ye göre, her bir faiz artışı sonrası ekonomik etkilerin dikkatle analiz edilmesi gerektiği için merkez bankasının adım adım ve zamanlı şekilde ilerlemesi gerekiyor.
Bu yaklaşım, Japonya’nın yıllar süren düşük enflasyon ve düşük faiz oranları döneminden çıkış sürecine dair dikkatli bir yol haritası izlemekte olduğunu gösteriyor. BOJ’in yavaş ve dengeli politika değişiklikleri, hem iç piyasalar hem de küresel yatırımcılar tarafından yakından takip ediliyor.
Japon Firmalar, BOJ’in faiz artışlarını durdurmasını istiyor
Japonya’da yapılan bir ankete göre, firmaların büyük çoğunluğu merkez bankasının faiz artışlarını durdurmasını istiyor. Reuters tarafından yapılan araştırmaya katılan şirketlerin yaklaşık %65’i bu görüşte. Katılımcıların %10’u ise faiz oranlarının düşürülmesi gerektiğini savunurken, yalnızca %25’i mevcut faiz artışlarının sürdürülmesinden yana.
Anketten ortaya çıkan sonuçlar, Japon iş dünyasının belirsizlik ortamında daha temkinli politikalara yönelme isteğini ortaya koyuyor. Özellikle ABD ile süregelen ticaret müzakerelerinde belirsizliğin devam etmesi, firmaların BOJ’den daha fazla sıkılaşma adımı beklemesini sınırlıyor.
Tarifeler ve faiz artışları Japon ihracatçılar üzerinde baskı yaratabilir
Araştırma kapsamında görüş bildiren bazı sektör temsilcileri, ABD Başkanı Donald Trump’ın tarifelerine bağlı olarak oluşabilecek ilave belirsizliklerin, merkez bankası politikalarının etkilerini doğrudan belirleyeceğini dile getirdi. Özellikle Japon mallarına uygulanabilecek tarifelerle birlikte güçlü bir yenin birleşmesinin, ihracat odaklı sektörlerde “çifte darbe” etkisi yaratacağı ifade edildi.
Elektronikten otomotive birçok sektörü etkileyebilecek olan bu durum, büyümeye duyarlı şirketlerin risk algılarını artırıyor. Bu bağlamda BOJ’in faiz politikasında atacağı her adım, sadece iç talep değil, dış ticaret dengesi açısından da büyük önem taşıyor. Merkez bankasının önümüzdeki dönemde atacağı adımlar, piyasa hassasiyetleriyle uyumlu şekilde belirlenecek.






































































































